Migrenle Başa Çıkabilirsiniz

Migren; genelde başın tek tarafında olan, eşlik eden mide bulantısı, kusma, ışık ve sese hassasiyetle giden, sık karşılaşılan bir baş ağrısı türüdür.  

Migreni auralı ve aurasız olarak ikiye ayırabiliriz. Auralı migrenin başlangıcında migrenin geleceğini haber veren, çeşitli belirtilerin ortaya çıktığı bir zaman dilimi olur. Bu sırada kişi başında bir uyuşukluk, tek kolda veya bacakta uyuşma, gözde ışık hüzmeleri oluşması gibi belirtiler farkeder. Bazı migren tiplerinde ise bahsedilen bu auralar gözlenmez.  

Migrende çevresel ve genetik faktörler kombine şekilde rol oynamaktadır. Migren atakları esnasında beyinde seratonin miktarlarının ve CGRP gibi diğer nörotransmitterlerin azaldığı bulunmuştur.  

Fonksiyonel bakış açısıyla migren tedavi edilirken her hastalıkta olduğu gibi kök neden analiz edilir.  

Migrene sebep olabilecek nedenler; 

Genetik nedenler; Migren aynı ailenin üyeleri arasında daha yaygındır. Genelde hemiplejik migren adı verilen migren türünün ailesel geçişinin yaygın olduğubilinmektedir. Migren hastaları da görülen diğer genetik mutasyonlar genelde beyin damarlanmasın etkileyen yolaklardadır. Genetik alt yapısı olan migrenlerde fonksiyonel bakış açısı genlerle yaşam tarzı, çevresel toksinler, travma ve diyet arasındaki bağlantıyı göz önünde bulundurur.  

Diyet; Diyette tetikleyici olduğu bilinen gıdalar değerlendirilir. Bu gıdaların başlıcaları süt ürünleri, gluten, işlenmiş gıdalar, rafine şeker, aspartam, monosodyum glutamat gibi koruyucular, vücutta histamin salınımına neden olacak gıdalar. Gıda hassasiyeti ile ilgili diğer  sağlık problemlerine yorgunluk, beyin sisi, aşırı duyarlılıklar, kas ve eklem ağrıları, sinüzit örnek olarak verilebilir ve bu liste uzatılabilir.  

Detoksifikasyon sorunları; Gıdalarda, suda, havada, kullandığımız kozmetiklerde, kıyafetlerde sürekli toksinlere maruz kalıyoruz. Vücudumuz bunları atmak için detoks sistemlerine sahip olsa da bu toksinlere fazlasıyla maruz kaldığımızda detoks sistemleri yetersiz kalabilir ve desteğe ihtiyaç duyar. Yeterince desteklemeyince vücutta kalan atık maddeler migren, kronik yorgunluk, dermatitler gibi kronik hastalıklara sebebiyet verir.  

Gastrointestinal Sistem Sorunları: Gastrointestinal sistemde flora dengesizlikleri migren tetikleyicileri arasında önemli bir faktörüdür. Flora dengesizliklerine neden olabilecek durumlar arasında antibiyotik kullanımı, uzun süre fazla ilaç kullanımı, stresli yaşam tarzı, kalitesiz diyet sayılabilir. İnflamatuar bağırsak hastalıkları ve çölyak migrenle bağlantılı olabilir.  

Sinir sistemi; Sinir sistemi migren gibi hastalıklarla sıkı sıkıya bağlıdır. Özellikle strese bağlı migrende savaş veya kaç cevabında rol oynayan kortizol hormonu ve kortizol hormonunun kronik stres sonucu oluşan dengesizlikleri büyük rol oynar.   

Hormonlar; Menstrual migren sık sık karşılaşılan bir problemdir. Bunun östrogendeki dalgalanmalardan olduğu düşünülmektedir.  

Migren tedavisinde biz ne yapıyoruz?  

-Migren tedavi edilirken, öncelikle altta yatan neden belirlenir. 

-Ayrıntılı muayene, anamnez, yaşam öyküsü ve alışkanlıklar sorgulanır. 

-Hormon düzeyleri göz önünde bulundurulur, hormonal dengesizlikler düzenlenir. 

-Kişinin stres düzeyini yönetmesi öğretilir, kronik stres durumlarının sebep verebileceği adrenal yorgunluk problemi çözümlenir.  

-Beslenmenin düzenlenmesi, bağırsak çeperinin tamir edilmesi sağlanır.  

-Vücutta birikmiş olan oksidatif stres özel yöntemlerle azaltılır 

-İhtiyaca göre supplement desteği planlanır.  

-Hastaya göre değişmekle beraber, akupunktur gibi yöntemlerden destek alınır.   

Alerjik olduğu bilinen gıdaları beslenmenizden çıkarın; süt ürünleri, gluten, rafine şeker, bazı kişilerde patlıcan, domates gibi özel bir gruba üye sebzeler, alkol, kafein, tiraminden zengin besinler… 

Mutlaka vücuttaki inflamasyonu azaltacak şekilde beslenin. Taze meyve ve sebzeden zengin, antioksidan yüklü bir beslenme programı yaratın. Her gün en az 6 porsiyon sebze ve meyve tüketin. Sebzelere ağırlık verin. Meyve tercihlerinizi glisemik indeksi düşük meyvelerlen yana kullanın. Özellikle orman meyveleri hem antioksidanlardan zengindir hem de glisemik indeksi düşüktür.  

Su için. 

Kan şekerinizi kontrol altında tutun, yüksek glisemik indeksli beslenmeyin. Ayrıca aşırı uzun açlık da migren hastalarına göre olmayabilir. Unutmayın ki her beslenme herkese göre değildir.  

Birçok vitamin, mineral eksikliği migrene yol açabilir. D vitamini, magnezyum, riboflavin, ALA, omega 3 yağ asitlerini destekleriniz arasına ekleyebilirsiniz. Destekler her ne kadar faydalı olduğu bilinse de kontrolsüz kullanılmamalı mutlaka bir bütünsel tıp hekimi kontrolünde kullanılmadır.  

Kimyasallara maruziyetinizi kullandığınız kimyasallar, temizlik ürünleri, makyaj malzemelerini daha az zararlı olanlarla değiştirerek azaltın.  

Kimyasal yükünüz için detoks yöntemleri uygulayın. Detoks için iv tedavilerden destek alabileceğiniz gibi, chlorella, spiraulina, yaban mersini özütleri, resveratrol gibi besin desteklerinden de faydalanabilirsiniz.  

Uyku hijyenine mutlaka dikkat edin. Düzenli uyuyun, melatonin salgısı için akşam yatma saatlerinize yakın ağır yemek yemekten, kafeinli içeceklerden ve mavi ışıktan kaçının.  

Stres yönetimi için teknikler öğrenin. Yoga, meditasyon veya kendinize uygun başka yöntemlerden destek alın. 

Düzenli egzersiz yapın  

Fonskiyonel Tıp ve Antiaging Uzmanı Dr. Tuğçe KIZILAY